Uluslararası Ehlibeyt (a.s)Haber Ajansı -ABNA- Sanaa hükümeti tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Suudi Arabistan toprakları içerisinde yer alan ancak Sanaa yönetimi tarafından tarihsel ve stratejik gerekçelerle “işgal altında” olarak tanımlanan üç bölgenin geri alınması hedefiyle yürütülen strateji, Çarşamba günü itibarıyla yeniden aktif hale getirildi. Hükümet sözcüsü, bu kararın bölgedeki mevcut güvenlik mimarisinin yeniden şekillendirilmesi ve “hukuka aykırı statünün” sona erdirilmesi kapsamında atılmış bir adım olduğunu vurguladı.
Söz konusu bölgelerin geri alınmasına yönelik sürecin yeniden başlatılması, Orta Doğu’daki bölgesel güç dengelerinin hassaslaştığı bir dönemde gerçekleşiyor. Özellikle Temmuz 2026’daki Ankara NATO Zirvesi sonrası kurulan “Mekke İttifakı” (Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan) ile birlikte bölgedeki askeri bloklaşmaların arttığı bir konjonktürde, Sanaa yönetiminin bu çıkışı Suudi Arabistan’ın güney sınır güvenliği için ciddi bir sınama anlamına geliyor. Sanaa, uzun süredir bu bölgeleri kontrol altında tutan varlığın, Yemen’in egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyordu.
Askeri gözlemciler, bu hamlenin sadece sınır hattındaki operasyonel durumu değil, aynı zamanda diplomatik müzakere masasını da etkileyeceğini belirtiyor. Sanaa’nın operasyonel süreci yeniden başlatması, bölgedeki lojistik hatların ve stratejik derinliğin yeniden tanımlanması anlamına geliyor. Suudi Arabistan tarafı ise sınır güvenliğini korumaya yönelik askeri hazırlıklarını en üst seviyeye çıkarırken, söz konusu bölgelerdeki askeri tahkimatını artırdığı yönünde haberler geliyor.
Bu adımın, bölgedeki diğer aktörlerin de dahil olduğu bir domino etkisi yaratıp yaratmayacağı ise yakından izleniyor. İran’ın bölgedeki askeri varlığa karşı verdiği destek ve Körfez ülkelerine yönelik uyarılarının ardından gelen bu gelişme, Sanaa hükümetinin kendi ajandasını bölgesel çatışma dinamikleriyle eş zamanlı olarak ilerletme niyetini gösteriyor. Sürecin ilerleyen günlerde sınır hattındaki angajman kurallarını nasıl değiştireceği ve Riyad yönetiminin buna vereceği yanıt, önümüzdeki dönemin en kritik güvenlik başlıklarından biri olmaya aday görünüyor.
yorumunuz